His.
- Mustafa Halil Terekli

- 3 gün önce
- 1 dakikada okunur
Karanlık gökyüzü, ışığın aydınlatmaya yetmediği manzaralar... Gözün önünü görmek bile oldukça zor. Görünen bir şeyler var ancak ne olduğu bilinecek kadar net değil. Bir şeyler olacak ama ne olacağı bilinmiyor. Bir parça ışık olsa en azından belirsizlik ortadan kalkacak ancak ne zaman olacağı bilinmiyor. Karanlıkta bekledikçe vaktin geçişi anlaşılmıyor. Zamanı bilmek mümkün değil. İnsan zamanın geçtiğini hissettiği sanır ancak sadece kendini kandırmış olur. Evet der, on dakika geçti. Saatine bakar ve sadece iki dakika geçtiğini düşünür.
Bazı anlar ise sadece on dakika geçtiğini düşünürken beş saati arkada bırakmıştır bile. Hiç beklemediği bir anda gün doğumuyla karşılaşır. Kendini sorgular, anlamladıramaz bazı şeyleri. Vakit his gibidir. Hisler ise her zaman doğruyu söylemez ancak bir bildiği vardır hislerimin diyip takip ederiz onları. Boşa mı kovaladığımızı bilmeden sadece ardından gideriz. Elbet bir umut ile beraber gelir bu durum. Umut olmadıkça bir şeyler yapmak istemeyiz. Yarının daha iyi geçebileceğini düşünüp geçmese dahi sonrakinin daha iyi olacağını hissederiz. Karşımıza çıkan her fırsatın umduğumuz anlar olduğunu sanarız. Düşündükçe kaybolur gideriz umudun içinde. Hiçbir şey elde edemesek bile tecrübe kazandığımızı söyler, yolumuza bir şekilde devam ederiz. Devam etmememiz gerektiğini düşünsek bile.
Bir yola çıkmak kararı oldukça zor verilebilir ancak ilk adımı attıktan sonra sonunda ne olacağını görme arzumuz o ilk korkudan daha baskındır. Geriye dönmek istemez, bilinmezi tercih ederiz. Ardımızda bildiğimiz yollardan başka hiçbir şey yoktur. Geri dönmek fikri iyi hissettirse de dönemeyiz.
İşte bu yüzden bazen karanlıklar iyidir, bilinmezi istemek bizi sapkın biri yapmaz. Sadece bilmediğimiz yoldan gitmek isteriz sonunun nereye çıkabileceğini dahi bilmeden.
Yorumlar